• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Sakarya : 0 °C

Egolulaşanlardan mısınız?

Merve Yazıcı

Beni en çok egosu yüksek olanlar eğlendirir. O kendilerini yetersiz hissedişlerini gizlemek için sürekli olarak yaptıkları küçücük şeyleri koskocaman şeylermiş gibi göstermeye çalışmaları yok mu… Bayılıyorum o hallerine… Bitmek bilmeyen abartılarına inanıyormuş gibi gözükürken, saatlerce dinleyebilirim yüksek egolu kişileri.

Hiç mi anlamazlar olmadıkları biri gibi gözükmeye çalışırken düştükleri durumu?

Kişi önce kendini sevmelidir, olduğu gibi. Allah’ın yarattığı haliyle muazzam ve mükemmel olduğuna inanmalıdır. Başkalarının beğeneceğini, onaylayacağını düşündüğü kalıplara sığmaya çalışarak en başta kendini kandırmamalıdır. Egolu kişi çoğunun bildiğinin aksine kendini çok seven değil, aslında kendini hiç sevmeyen ama başkalarına çok seviyormuş gibi göstermeye çalışan kişidir. Ego, şu anımızı hissetmemize izin vermez. Sürekli olarak geçmişe takılmamıza sebep olarak geleceğe gitmemize engel olur. Geçmişe takılı kalmış ego sürekli olarak kendini suçlar, kendinden, hayatından nefret etmek için hep bir sebebi vardır.

Egosu yüksek olan kişiler hep yalnızdır. Ama öyle başkalarının onlarla olmak istemeyişinden filan değil. Başkalarının onları istemediğini düşündükleri için yalnızdır onlar. Eskilerden kaçıp hep yeni birileriyle vakit geçirmek isterler. Kendilerini sürekli olarak yine ve yeniden anlatmak, anlattıklarına inanan veya inanıyormuş gibi oynayan mimikler görmek isterler.

Gururla anlatırlar kendilerini, o hayran(mış gibi) oynayan mimiklerden beslenirler. Göğüsleri kabarır, yürüyüşleri değişir o mimikleri her gördüklerinde. Arkalarını dönüp giderken yavaş yavaş çöker o göğüsler. Aslında olmadıkları ya da olmadıklarını düşündükleri o kişiyle baş başa kalırlar çünkü. Çünkü insan herkesi kandırabilir de bir kendini kandıramaz. Aynaya baktıklarında gördükleri o kaş, göz, burun abartılan senaryoların gerçek hallerinin baş şahitleridir. Kulaklarını sağır edercesine “neler diyorsun sen” diye haykıran çığlıklar duyarlar aynaya her baktıklarında. Her defasından kendi benliklerinden daha fazla kaçmaya, saklanmaya çalışırlar ama başaramazlar. Köşeye sıkışırlar. Anlattıklarına inanıp “vay be” diyecek yeni mimikler ararlar her köşeye sıkıştıklarında.

Bu böyle bir döngüdür onlar için. Anlat, kedinden kaç, yeni birini bul, anlat ….

Her birimizin birbirinden farklı olmasıyla güzelleşir insanlık. Ne diye hepimiz aynı doğrularla şekillenelim ki. Yaratan her birimize bambaşka güzellikler vermiş ne diye başkasında güzel gördüğümüze benzemeye çalışalım.

Boş verin egoyu filan. Utanmadan, sıkılmadan sevin kendinizi doya doya. Başkaları size hayranmış gibi mimiklerini oynatsa ne oynatmasa ne.

Bu yazı toplam 803 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim