• BIST 98.466
  • Altın 223,968
  • Dolar 5,7050
  • Euro 6,6085
  • Sakarya : 19 °C

Diz kireçlenmesi nedir?

Cabbar Yılmaz

Diz ekleminin daralması kıkırdak yüzeyinin incelmesi ve ardından kıkırdak yüzeyinin kaybolması sonrası ağrı ve hareket kısıtlılığıyla giden genellikle  ileri yaşlarda gözlenen  bir hastalıktır.

y1.jpg

Aşınmış kıkırkak özelliğini yitirmiş ileri düzey kireçli diz

 

     Diz eklemi vücudun, genişliği ve kıkırdak yüzeyi bakımından insandaki en büyük eklemidir. Önce merdiven inip çıkmayla başlayan, hareketle belirginleşen ağrı giderek istirahat halinde de gelişiyor. Ağrıya zamanla diz çevresinde şişlik, takılma ve kilitlenme gibi sorunlar da eşlik ediyor.

   Tüm bunların sonucunda hastayı her gün ağrı kesici ilaç kullanmaya zorlayan, ilerleyen zamanda sosyal yaşamdan koparabilecek kadar şiddetli hareket kısıtlılığı yaratabilen hastalığın adı: Diz ekleminde kireçlenme!

   Yaşam süresinin uzaması, şişmanlık ve bazı travmalar nedeniyle 35 yaştan itibaren görülmeye başlanmıştır. Eskiden 35 yaş altında %2 iken günümüzde obezite ve kontrolsüz spor nedeniyle  % 8 lerekadar yükselmiştir.  60-65 yaştan sonra yüzde10-30 civarında artış gösterir.

y2.jpg

NORMAL DİZ                      KİREÇLENMİŞ DİZ

 

Kimler riskli ?

 

    Aşırı kilo alımı, dizi içeren düşmeler ve trafik kazaları, bayan olmak, ileri yaş, yıllarca dizlerini kırarak çalışmak, genetik yatkınlık, ayrıca romatizmal hastalığı olanlardabu hastalık daha hızlı ilerlemektedir.

 

Diz kireçlenmesinin belirtileri nelerdir ?

 

      En önemli belirtisi ağrıdır özellikle dizin iç tarafında başlar. Bu ağrı eklemi kullanmakla artar, istirahat ile azalır. Dizin iç kısmının kireçlenmesinde merdiven çıkmakla, ön kısmının kireçlenmesinde merdiven inmek ve uzun süre oturur pozisyonda kalmakla ağrılar artar. Kireçlenme arttıkça ağrılar devamlı hal almaya başlar. Uykuda ağrı artar hastayı uyandırır. Daha da ileri aşamalarda diz eğilme başlayabiliyor. Oluşan bu tablo sonucunda hasta her gün ağrı kesici ilaçlar kullanmak zorunda kalabiliyor, hareket kısıtlılığı nedeniyle evden dışarıya çıkamaz noktaya gelebiliyor.

   Tutukluluk, sertlik, krepitasyon, dizlerde içe dönme bacaklarda eğilme, sertlik, bacakları kıvıramama diğer şikayetlerdir.

y3.jpg

Sağ bacağın ileri düzey kireçlenme sonrası içe dönmesi

 

Diz kireçlenmesinde tanı nasıl konur ?

 

 

   Diz kireçlenmesinin  tanısal bir laboratuar bulgusu yoktur. Ayakta basarak çekilen grafiler hastalığın tanısına yardımcı olur. Erken dönemde röntgen filmlerinde görülmeyen kireçlenme ve kıkırdak bozulması MR ile kolaylıkla tespit edilir.

 

 

Tedavi nasıl olmalıdır ? 

 

Tedavide hastanın yaşı, aktivite seviyesi, tutulan diz durumu göz önüne alınır.

 

1-Hastalığın başlangıç aşamasında egzersizler, kilo verilmesi ve ağrı kesiciler yararlı olabiliyor. Kıkırdak besleyen ilaçlar da hastaların bir kısmında ağrıyı azaltabiliyor.

 

2-Fizik tedavi uygulamaları ve eklem içi enjeksiyonlar yapılabiliyor. Bu enjeksiyonlar kıkırdak yüzeylerin kayganlığını arttıran, sürtünmeyi azaltan ve kıkırdağı bir miktar besleyen ilaçlardır yıldabir defa yapılmalıdır. Çok ağrılı durumda kortizon yapılabilir. Hastanın kendisinden alınan kandan hazırlanan kıkırdak iyileştirici sıvının dize iğne yoluyla yapılması (PRP) veya  vücut yağından veya kemik iliğinden alınan kök hücrelerin dize iğne yoluyla yapılması oluyor. Uygun hastalarda başvurulan kök hücre enjeksiyonlarıyla sorun tümüyle ortadan kalkmasa da, yapılan araştırmalar hastaların şikayetlerinde azalma ve fonksiyonlarında iyileşme olduğunu gösteriyor.

    Özellikle erken dönem daha cerrahi seviyeye gelmemiş erken dönem hastalar PRP ve kök hücre tedavisi için uygun hastalardır.

 

3-Daha ileri aşamadaki veya önceki tedavilerin yetersiz kaldığı hastalarda eklem içinde bir miktar temizlik ve kıkırdak yüzeylerdeki bozukluğun kısmen düzeltildiği kapalı yöntemle yapılan artroskopi ameliyatı, kemik yük taşıma ekseninin bozulduğu durumlarda bu ekseni düzelten kemik ameliyatları yapılabiliyor. Kireçlenmenin daha fazla olduğu ve kemik yüzeyinde hiç kıkırdak dokusu kalmadığı durumlarda ise yarım veya tam diz protezi ameliyatıyla hastanın ağrısının giderilerek normal aktivitesini kazanması amaçlanıyor.

y4.jpg

               Tam protez                       Kısmi (yarım) protez

 

 

                      Ne zaman protez yapılmalı ?

 

  Protez uygulması (kapak değişimi, makara değişimi, platin uygulama diye bilinir)

 Özellikle yukardaki yöntemlerele geçmiyorsa, ağrı şiddetli ise yaşam kalitesini bozuyorsa, hareket kısıtlılığı yürütmüyorsa  mümkünse 60-65 yaş üstünde yapılmalıdır. Çünkü bu protezlerin ortalama ömürleri 25 yıl olduğu için mümkünse bir defa yapılmalıdır.

Protez sonrası ikinci gün üzerine basılarak yürüme mümkündür.

Bu yazı toplam 3869 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim