• BIST 98.613
  • Altın 143,476
  • Dolar 3,5623
  • Euro 3,9842
  • Sakarya : 23 °C

BİRAZ DAHA SAYGI BİRAZ DAHA TAHAMMÜL

BİRAZ DAHA SAYGI BİRAZ DAHA TAHAMMÜL
Mecliste 365 sandalye sahibi olan AKP hükümetinin, tek başına referanduma bile gerek kalmaksızın meclisten çıkarabileceği bu değişiklikleri, zamanın Cumhurbaşkanı referanduma götürse bile, ben tereddütsüz

Bütün samimiyetimle ifade etmek isterim ki; 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan referandumda halkoyuna sunulacak Anayasa değişikliği paketi, eğer 3 Kasım 2002 Genel seçimlerinin ardından 4 Kasımdan itibaren herhangi bir tarihte gündeme getirilmiş olsaydı, hiç tereddütsüz bütün kalbimle desteklerdim. Mecliste 365 sandalye sahibi olan AKP hükümetinin, tek başına referanduma bile gerek kalmaksızın meclisten çıkarabileceği bu değişiklikleri, zamanın Cumhurbaşkanı referanduma götürse bile, ben tereddütsüz "EVET" derdim. Yine 22 Temmuz 2007 seçimlerinin hemen ardından 341 sandalye ile iktidar oluşlarının hemen ardından bu işe kalkışsaydılar, yine samimiyetle ifade ediyorum ki gönülden desteklerdim bu değişiklik tekliflerini. Çünkü; Anayasa başta olmak üzere birçok yasal düzenlemelerin ve uygulamaların, bu milletin temel değer yargıları ve sosyal dokusuyla uyum içerisinde olmadığını, defalarca yaşayarak ve hissederek bilen birisiyim. Gel gör ki; iki dönem üst üste millet iradesiyle elde ettikleri iktidar koltuğunda oturdukları sekiz yıl boyunca bu konuda en ufak bir adım bile atmayan AKP yetkilileri, her ne hikmetse Genel seçimlere bir yıl kala, hem de toplumsal bir gerilime yol açacak şekilde bir anda bu Anayasa değişiklik paketini ülke gündemine sokmuşlardır. Anayasa, elbette değiştirilebilir. Darbe Anayasası olarak bilinen 175 maddelik 1982 Anayasasının da maddelerinin yarısına yakını zaten değiştirilmiştir. Bu maddelerden 8 tanesi de sekiz yıllık AKP iktidarı döneminde değiştirilmiştir. Özel ilgi duyarak meclis oturumlarını izleyerek veya bir şekilde kendisini de ilgilendirdiği için bilgi sahibi olan vatandaşlarımız dışında 70 milyon vatandaşımız, bu değişikliklerden haberdar bile değildir. Ama her ne olduysa şahsen bir yıkım projesi olabileceğine inandığım ve ilgililerin en son telaffuz ettikleri adıyla "Demokratik Açılım Projesi" nin fiyaskoyla sonuçlanmasının ardından, bir anda bu "Anayasa Değişiklik Paketi" bombası düşüverdi ülke gündemine. Türkiye ve Türk Milleti üzerine hesap yapan yabancı strateji kuruluşları tarafından, çarpıtılmış ve güzel ambalajlar içinde sunulan bir takım sinsi siyasî planlar, gelişmişlik, kalkınma, büyüme, zenginleşmek, çağdaşlaşmak, demokrasi, insan hakları, özgürlükler, yerel kültürleri yaşatma vs. kavramları kullanarak faaliyet gösteren bir takım vakıf ve dernekler, bazı AB fonları ve Soros vakıfları tarafından desteklenerek "Değişiklik" çığırtkanı olarak piyasaya sürülmüştür. Bunlardan biri olan TESEV tarafından hazırlanan anayasa ve yasalarda yapılması önerilen değişiklik teklifleri, 19.07.2010 tarihli Bakanlar Kurulunda dahi görüşülmüştür. Anayasa ve yasalardan Türk adının tamamen temizlenmesi öngörülen 58 sayfalık bu raporun Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan önsözünde; " Hükümet bütün iyi niyetine rağmen anayasal zemin hazır olmadan başarılı olamaz" diyerek anayasa değişikliğinin önemine vurgu yapılmaktadır. Esasen yapılmak istenen, milletin ihtiyaçlarına cevap vermek yerine gizli ve sinsi planların uygulanabilmesi için yasal zemin hazırlamaktır. Şayet değişiklik kabul edilirse o havayla seçimlerde bir dönem daha AKP iktidarını sağlayacak sonucu almayı düşünmektedirler. Aynı zamanda Anayasa Mahkemesi'nin yapısı değiştirilmekle Yüce Divan görevi yapmak gereği hâsıl olduğunda kendilerini, yaptıklarının hesabını vermekten kurtarmak mümkün olacaktır. HSYK' da yapılacak bu değişiklikle birlikte yargı tamamen kontrol altına alınacağından bütün destekçilerin ve iş birlikçilerin de kurtarılması sağlanacaktır. Siparişle sonuç oluşturan kamuoyu araştırma şirketleri ve bir kısım yandaş medya kuruluşları, aldıkları para doğrultusunda istenilen sonuçlar oluşturarak kamuoyunu arzu edilen yönde etkilemeye yönelik anket ve haberler yayınlamaktadırlar. Bu yayınlara bakarak; "Başörtüsü konusunun çözüme kavuşturulması için yapılacak yasal düzenlemelerin artık Anayasa Mahkemesinden dönmeyeceğini" düşünen iyi niyetli vatandaşlarımızın, kutsal vatan topraklarının bir kısmı üzerinde bağımsız bir başka devlet kurulmasına gidecek özerklik yasalarının da aynı mahkemede reddedilmemesinin amaçlandığını sezmeleri ve iyice düşünmeleri gerekmez mi? Sonuç olarak görülmektedir ki; 12 Eylül günü sandıklarda seçmenin oy vereceği Anayasa değişikliği, "Türk Milleti'nin acil ihtiyaçlarına cevap vermek" gibi bir gayeye matuf değildir. 12 Eylül ihtilâl ini yapanlardan hesap sorma iddiası ise mesnetsiz ve gülünç olmaktadır. Zira geçici 15. madde kalksa bile zaman aşımı bir yana Anayasanın 38. Maddesi ve 2004 yılında AKP hükümeti tarafından çıkartılan Türk Ceza Kanunun 7. Maddesi böyle bir yargılanmaya ve hesap sormaya imkân vermemektedir. Esasen AKP'nin böyle bir niyeti de yoktur. 28 Şubat sürecinin sorumlularından ve 27 Nisan E muhtırasının sahibinden hiç söz edilmemektedir. Hatta birisi danışman yapılarak, ikincisi ise üstün hizmet madalyası verilerek ödüllendirilmiştir. 12 Eylül'ün kalıntısı olan YÖK ve RTÜK en çok eleştirdikleri kurumlar olmasına rağmen değişiklikte yer verilmemiştir. Çünkü bu kurumlar artık kontrollerine geçmiştir. Bunlar benim kişisel tespit ve düşüncelerim. Bu sebeplerle de 12 Eylül günü referandumda "Hayır" oyu kullanacağım. Yine bütün samimiyetimle ifade etmek isterim ki; en az benim kadar kendince haklı sebepleri olduğu için "Evet" oyu kullanacak her vatandaşımızın bu tercihine de saygı duyuyorum ve itiraz etmiyorum. Tek itirazım; iktidar gücü ve devlet imkânları kullanılarak, yapılan baskı ve dayatmalarla, seviye kaybına uğrayan ve tamamen düzeysizleşen, memleketi büyük bir gerginlik ortamına sürükleyen propaganda kampanyalarınadır. Lütfen biraz daha saygı, biraz daha tahammül.


Bu haber toplam 716 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim