• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Sakarya : 14 °C

Bir varmış bir yokmuş seyredenleri memnun etti!

Bir varmış bir yokmuş seyredenleri memnun etti!
Bir Varmış Bir Yokmuş filmi izleyicisi için aslında bir aşk filmi olduğu kadar, müziğin de başrole oturduğu bir yapım.

Hikâyeleriyle Bir Varmış Bir Yokmuş izleyicisi için filmin bel kemiğini oluşturan Ozan ve Nehir karakterleri, 1980’li yıllarda doğan ve şimdi 30 yaş ve biraz üzeri kuşak sürdüren kitleye oldukça tanıdık gelecektir. İlişki terazisinin bir kefesinde içindeki çocuğu öldürmemiş, halen çılgınlıklara gebe, anaokulu öğretmeni güzel bir kadın yer alırken, diğer kefede ise çekici, ele avuca sığmaz ve bir o kadar da serseri bir müzik adamı yer alıyor. Özgürlüğüne bencillik boyutunda düşkün olan Ozan, Nehir’in hayatına sıradan bir yatak ilişkisi olarak giriyor; kendisine çektiği sınırları her daim Nehir’e belli ediyor ama gel gör ki beraberlikleri güzel anları paylaşmaktan ‘sevgililik müessesine’ bir türlü dönüştürülemiyor. Görsel olarak da çok yakıştığını düşündüğümüz çiftimizin ilişkilerine bir türlü isim koyamaması da filmin öyküsünün ana düğümünü oluşturuyor. Aslında düğümü çözmeyi erkek karakterin sırtına yükleyen senaryo ilişkinin ve doğal olarak filmin akışını, Ozan’ın ‘katharsis’ine endeksliyor.

Kurgunun bu yapısı seyircisinin tüm filmi kafasında bir soru işareti ile izlemesine neden oluyor: “Bu adamın nesi var?” İlksen Başarır ve Mert Fırat’ın nihai hedefi bizi bu soruyla meşgul etmek olsa da, karaktere yüklenen dipsiz bencillik tavrı, Ozan’ın tam bir antikahramana dönüşmesine neden oluyor. İster istemez gözümüz de gönlümüz de ilişkide yıpranan taraf olarak gördüğümüz Nehir’e kayıyor. Bu anlamda filmi izleyen kadın seyircilerin kiminle özdeşleşme yakalayacağı ortada.


Bir Varmış Bir Yokmuş filmi izleyicisi için aslında bir aşk filmi olduğu kadar, müziğin de başrole oturduğu bir yapım. Filmin akışıyla ile oldukça uyumlu olan soundtrack düzenlemesi Bubituzak müzik grubunun imzasını taşıyor. ‘Bilenin bildiği’ gruplardan olan Bubituzak kulak pası silen melodilere imza atarken, Mert Fırat’ın sesinin de ne kadar eğitimli olduğunu Müslüm Gürses’ten yorumladığı Nilüfer şarkısıyla bir kez daha öğrenmiş oluyoruz.

Uzun lafın kısası her birimizin ömründe bir defa içine düştüğü ilişki çıkmazlarından birini, hesaplaşma samimiyetiyle karşımıza getiren film, gözümüzde çok büyüttüğümüz beraberliklerin karşılıklı masallar anlatmaktan ibaret olduğunu vurguluyor. Kurbağayı öpüp öpmemek de size kalmış…

Bu haber toplam 1713 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim