• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Sakarya : 13 °C

Arapoğlu bu kez sert yazdı: 'Hükümet artık...'

Arapoğlu bu kez sert yazdı: 'Hükümet artık...'
Medyabar Yazarı Engin Arapoğlu, toplumda infial yaratan olaylara karşı hükümetin tutumunu eleştirdi

Hükümet artık aynaya bakmalı 

Ülke olarak Soma'da yaşanan facianın sarsıntısını yaşıyoruz günlerdir...

Öyle ki her hatırladığımızda içimiz acıyor, moralimiz bozuluyor, gözlerimiz yaşarıyor!
Ekmeğini lafta değil icraatta taştan çıkaran maden işçilerimizin, yaptıkları işin zorluk derecesine mukabil çoğumuzun burun kıvırdığı bir ücrete mahkûm olarak çalışan kardeşlerimizin, ağabeylerimizin yasını tutuyoruz hep birlikte...

Vicdan ve merhamet sahibi hiç kimsenin kayıtsız kalamayacağı bir süreçten geçiyoruz.
Maalesef bu tür ölümler artık kanıksadığımız ve olağan gördüğümüz hadiseler haline geldi bu ülkede...

"Kader" deyip, "Takdir-i İlahi" deyip görmezden geldiğimiz ve üzerinde yeterince durup düşünmediğimiz sıradan bir olay oldu insanların ölümü!

Hatay Reyhanlı'da bir bomba patladı, onlarca insanımızı kaybettik ama kimse gereğini yapmadı...

Hakkâri Uludere'de kendi insanımızın üzerine bomba yağdırdık lakin kimse üstüne alınmadı...
Gezi Olayları esnasında nice körpe canları toprağa verdik, hemen ardından türlü bahanelerin ardına sığınıldı...

Pamukova'daki hızlı tren kazasında onlarca vatandaşımız öldü, "eğitim zayiatı" kabilinden görüp değerlendirildi...

Maden ocaklarında, tersanelerde işçilerimizi yitirdik, "Ölüm bu işin doğasında var" deyip geçiştirildi...

Hemen her gün ülkenin dört bir yanında küçük yaşta çocuklar kaçırıldı, cinsel istismara uğradı, kadınlar cinayetlere kurban gitti, devletimiz ise olan biteni seyretmekle yetindi...
Oysa bu işlerin bir sorumlusu olmalı ve bedelini ödemeliydi!

İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalıydı, ölümler bu denli doğal karşılanmamalıydı!

Hiç kimsenin yaşanan bu ölümlerden keyif aldığını düşünmüyorum elbette.
Ama her şeyi "kadere" bağlayıp elleri kolları bağlı oturmayı da doğru bulmuyorum.
Hükümet bu hadiselerden sonra değil, çok önceden bu işleri gündemine almalı, kanun ve mevzuatları değiştirmeli ve denetimlerini sıklaştırmalıydı.

İnsanı özgürleştirecek ve demokrasiyi hâkim kılacak reformların yanında vatandaşının huzur ve güven içinde yaşamasını da temin etmeliydi.
Gerektiğinde çıkıp özür dilemeli, gerektiğinde bazı isimleri koltuğundan etmeli ve de insan hayatını önemsediğini gösterir adımlar atmalıydı.
Vatandaş tepki verebilir, sesini yükseltebilir, sokaklara da taşabilir...

Kimi lisan-ı münasiple anlatır derdini, kimi de olayları provoke edebilir!
Nasıl ki yaşanan ölümler bu işin doğasında varsa, bu türden tepki ve isyanlar da siyasetin doğasında var.

Artık hükümet yetkilileri şapkasını önüne alıp iyice düşünmeli ve kendisinin de bizzat dahli olduğu bu tür ölümlerin önüne geçmelidir!

İnsanları daha da gerecek ve sinirlerini hoplatacak açıklamalar yerine vatandaşına kavli leyyin ile hitap etmelidir!

Yaşanan her üzücü hadisenin peşine bildik açıklamalar yapıp türlü bahanelerin ardına sığınmak yerine arada sırada aynaya da bakmalıdır!
Aynaya bakmalı ve karşısında kin kusan, gözleri ateş saçan ve de günden güne şirazesinden çıkan canavarı görmelidir!

Birileri artık kendi siyasi ikbali uğruna ölümleri seyretmekten vazgeçmelidir!
Kimse kusura bakmasın...

Bizim insanımız iyidir, hoştur, sağduyuludur...

Fakat aptal da değildir!

 

 
Bu haber toplam 874 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim