• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Sakarya : -1 °C

''Akyazı''

Merve Yazıcı

Küçücük bir şehrin içine sıkışmış koskocaman yürekli gençler olarak yetiştirdin bizi Akyazı.

Çoğumuzun kurduğu hayalleri anlatmasına bile izin vermedi kuralların. Ne olmak, nasıl yaşamak istediğimize aldırmadan gelişi güzel koyduğun kurallarınla, kimimizi kaybettin kimimizi de kazandın kendi fikrince.

Senin koyduğun kurallara uyum sağlayarak yaşamaya boyun eğmeyi kabul ettirmekti senin için bir genci kazanmak.

Kurallarının sebeplerine İster kültür, ister gelenek istersen başka bir kılıf uydur. Hiç biri haklı çıkarmaya yetmeyecek seni.

Hayallerimiz vardı hepimizin, gözlerimizin ışıl ışıl parıldamasıyla kendini gösteren. Hepimiz hayallerimizi olduğu gibi anlatacak kadar şanslı olamadık.

Şanssız olanlarımızın hayallerini sadece gözlerinin içine dikkatle bakan öğretmenlerimiz görebiliyordu. Görebiliyordu da ne oluyordu?

Eğer o öğretmende senin yetiştirip, sana geri döndüğüne göre, kazandığın gençlerden biriyse çoğu zaman aldırmıyordu gördüğü hayallere.

Akyazı’yı bilmeyen, tıpkı çocukluktan ergenliğe geçerken seni tanımaya başlayan gençler gibi şaşkınlıkla etrafında olup bitenleri, yağmur gibi yağan kuralları izleyen,  o yabancı öğretmenler inanıyordu genelde gördüğü hayallere.

En büyük güç onların elindeydi. Tek yapacakları, senin dışında bir yerlerde de hayat olduğuna, yaşanabileceğine inandırmaktı hayallerini anlatamayan gençlere.

Kimi zaman yaptılar, kimi zaman eteklerini toplayıp kaçtılar.

Kendimi ne kadar şanslı görsem de benim bile hayallerimi anlatmaya çekindiğim zamanlar oluyordu. “dünyayı değiştiren kadınlar” isimli kitabı okuduğumu gören  bir öğretmenimin “

O kadar da abartma istersen, gerçeğe dön” dediğini hatırlıyorum mesela.

O gün küçük bir tebessümle geçiştirdiğim öğretmenime keşke içimden geçirdiklerimi söyleyebilseydim.

Gerçi ne fark edecekti ki ne ben, ben olmaktan vazgeçecektim ne de o büyüklüğünden korktuğu dünyadaki gücünü hissedebilecekti.

Şükür ki inatçının tekiyim öyle her söze, her kurala, her engele boyun eğip hayallerimden vazgeçmiyorum. Ama herkes benim kadar inatçı olamayabilir.

Hani birçok aile çocuğunun uysal ve söz dinleyen olmasıyla övünür ya, işte ben inat edip sonunda istediğini yapmasıyla övünmek isterim çocuğumun.

Çocuğun olmadan bilemezsin diyen cümleleriniz size kalsın.

Doğruyu yanlışı öğrendikten sonra yaşamak istediği hayatı yaşamak da çocuğunuza.

Anlatamadıklarının içinde boğulup, olmak istemediği gibi yaşayarak, yapmak istemediklerini yapan bazı genç arkadaşlarımı üzülerek izliyorum.

Yapılacak hiçbir şey yok, böyle gelmiş böyle gider diyenlere de inanmıyorum.

Kalemimden dökülen kelimeleri de silemezler ya. Kim bilir belki bir öğretmenin gençlere bakışında minicik bir değişiklik olur, belki de bir aile hala fırsatı varken,çocuğuna ne istediğini sormaya cesaret eder.

Ah be Akyazı ne olmak istediğimiz gibi olmamıza izin verdin, ne de söylememize cümleleri gelişi güzel, dilimizin ucuna geldiği gibi.

Akyazı’m söylediklerime kırılıp da alınma sakın bana. Ben sende doğdum sende büyüdüm, seni bilir seni konuşurum.

Küçük şehirlerin kaderini yaşayan, olmak istediği gibi olamayanlardansın sende belki kim bilir. Mahalle baskısına sıkışarak büyüyen gençlerin hissettiklerini anlata bilmek için kızım sana söyledim ama bütün gelinler kendine düştüğü kadarını anlasın.

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1876 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim