• BIST 97.583
  • Altın 145,649
  • Dolar 3,5726
  • Euro 3,9955
  • Sakarya : 22 °C

Adapazarı'nın tarihi için ilginç bir yazı

Adapazarı'nın tarihi için ilginç bir yazı
Ermenistan adlı dergide Adapazarı'yla ilgili ilginç bir yazı yer aldı. O yazıya göre Adapazarı'nı 14ncü yüzyılda Sivas'tan kaçıp gelen Ermeniler kurdu. İşte o yazı

Adapazarı şehrini 1400lü yıllarda Timurlenkin saldırılarından kaçabilmek için Sivastan gelen bir grup Ermeni kurmuşlardı.

Ondan önce bu sadece bataklıkların bulunduğu dümdüz bölgede, ne herhangi bir yerleşim yeri, ne de kullanılıp, sürülmeye elverişli topraklar vardı.

Ermeniler, inanılmaz inat, azim ve çalışkanlıklarıyla coğrafyanın şiddetli ve yabani karakterli bu yerinin doğasını değiştirmeyi başararak, buraları yaşanılır hale getirdiler. 1400¬1461 yılları arasında şehir Donigaşen olarak isimlendiriliyordu, ondan sonra Türklerin kararıyla Ada veya Adacık olarak değiştirildi. Daha da sonraları, şehrin gelişmesine paralel ticari anlamda önemliliği nedeniyle bu bölgenin bir pazar yerine dönüşmesi sonucu, Adapazarı olarak adlandırıldı.

adapazari-ermeni-aile.jpg

Adapazarlı geçimini sağlamak için Konstantinopolis veya başka yerlere göçmek durumundaydı. Aslında çok çalışkandı ve olağanüstü çabalar sarfederek işlediği cömert topraktan maksimum ürün elde etmesini de iyi bilirdi. Misafirperverdi ama işsiz-güçsüz-boşta gezenlerden de nefret ederdi.

Adapazarı,Yavaş-Su,pek hafifvelezzetliolaniçme suyunu Çarkh adlı küçük çaydan ediniyordu. Türk mahallelerine yakın, kışladan biraz yukarıda, çayın akışının inişe geçip hızlanmasından yararlanılarak, oraya koskoca bir su tekeri yerleştirilmiş ve özel bir pompalamayla akarsuyu döndüre döndüre 20 metre kadar yükseğe ulaştırarak, oradan genişçe bir su borusuna akıtılmasını sağlamış ve bu sayede şehrin diğer mahallelerine su verilmesi becerilmişti.adapazari-kilise.jpgKonstantinopolis  Bağdat demiryolunun inşaasından önce Adapazarı, biçimsiz, derme-çatma evleri ve düzensiz sokaklarıyla ikincil bir şehir konumunda bulunuyordu. Ermenilerin mahalleleriyle, kiliseleri ve okullarından başka da göze çarpan yapılar hemen hemen yok gibiydi. Evlerin mimari pek basit hali, çapından fazla bayağı, istisnasız ahşap yapıda olsalar bile, pek çok çiçeklerle zevkle süslüydüler.

adapazari-ermeni-kadinlar-cocuklar.jpg

Bundan dolayı, Adapazarının Ermeni mahalleleri için «hakiki çiçek bahçelerine benziyorlar» denilebilirdi. Burada en biçimsiz ev sahibinden tutun, pek düzenli bir yapıda ikamet eden vatandaşa kadar herkes bir çiçek aşığı sayılırdı. Pencerelerden asılı saksılarda beslenen çiçekler dışında, yerden bitme ve evin duvarlarına yapışarak sarmaşıklar halinde damlara kadar tırmanan, bol yapraklı yeşil bitkilerle, hanımelleri ve yaseminlerle süslü, yatay geniş «halılar» serili gibiydi sanki ! Orayı ziyaret etmekte olan yabancılar için bu rengârenk ve hoş kokulu resim onlara gerçek bir bayram havası yaşatıyordu !

 

 

Şehrin en meşhur binaları Bedros Muradyan ve Hovhannes Cırgayan?ın Konstantinopolis?teki müstakil evlere benzeyen yüksekçe ve pek güzel evleriydi. Şehrin en göze çarpan devlet ve özel mülkiyete ait tüm binalarıyla, kare şeklinde döşeme taşlı yolları Ermeni mimar Varteres Efendi tarafından inşa edilmişti.

 

Ermeni, Türk, Boşnak, Elen ve Yahudiler biribirinden olabildiğince belirgin sınırlarla ayrışan mahallelerde yaşamaktaydılar. Çarşı, güney ucunda Boşnakların oturduğu dört yanı Türk mahalleleriyle çevrili şehir merkezinde bulunuyordu. Çarşının kuzey ucundan kuzey¬doğusuna yay şeklinde serili olan mahalleler Ermenilere aitti. Çarşı, merkezinde satışı yasak olan maddelerin, yolun sağ ve sol tarafında, balıkçı, şarapçı, domuz eti kasabı, tütüncü, ve hatta meyve ve başka türden yiyeceklerin satıldığı dükkânlarıyla Kargıç altında adı verilen uzunca sokakla devam ediyordu. Bu sokaktaki 100-120 dükkândan sadece birkaç tanesi Elenlere aitti, geriye kalan tüm dükkânlar Ermenilerindi, Türklere ait bir tek dükkân bile yoktu. Ama çarşıdaki asıl resim yaklaşık olarak şöyleydi: % 80 Ermeni, % 10 Türk, % 5 Elen, % 2 Yahudi ve % 3 diğer halktan insanlar.

 

İpek böcekçiliğiyle, tütün üretimi Adapazarı?nın en parlak ve başarılı işleriydi, Bunlardan ilki halka üç milyon, ikincisi ise bir milyon kuruş miktar getiriyordu. 1879 yılında şehrin Ermenilere ait olan sekiz ipek üretim merkezinde çalışan yüzlerce kadın ve kızlara iş alanı sağlanmıştı.

 

Adapazarında genellikle buğday, keten, tütün, ipek, soğan, sarmısak, patates, ve meyve çeşitleri üretilirken, yerel atölyelerde hazırlanan ender deri yabancı pazarların renkli derileri ve kürkleriyle rahatlıkla rekabet etme kalitesine sahipti.

1905 yılında, perakende keten satın alan tüccarlar topu topu 6-7 kişilerdi, ağustos başından ekim ayı sonuna kadar, okkasını 2-3 kuruşa satın aldıkları keteni İzmit?te toptancılara 2,5-3,5 kuruşa satıyor, onlar da malları Marsilya, Londra ve Hamburg?a ihraç ediyorlardı.

 

1915e kadar Adapazarında ipek üretimiyle ilgili fabrikalar aşağıdaki şahıs ve şirketlere aitlerdi: Bedros Muradyan, Boğos Muradyan, «Antranik Çarıkçıyan kardeşler» Şirketi, «Artaki Medaryan  Arapzade Sait şirketi», «Hagop Dayleryan  Hamit Bey şirketi», «Suren Kuyumcuyan kardeşler» Şirketi, «Mıgırdiç Cırgayan şirketi», «Şahinyan kardeşler», Anbarlıyan, Garabet Topuzyan.

 

Kaynak: XV.  Yüzyıldan 1915e Günümüz Türkiyesinde Ermenilerin Ticari-Ekonomik Faaliyeti Toplu belgeler, derleyen: Khaçadur Dadayan, «Gasprint» Yayıncılık, Yerevan, 2012

 

Resimler: houshamadyan.org

Bu haber toplam 13818 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diruhi maraş
06 Mart 2016 Pazar 12:09
12:09
Sivaslı ermeni olupta başaramayacağı şey yoktur azimli çalışkan hemşehri lerimle gurur duyuyorum dağı taşı çölü bataklığvkullanilir hale getirmişler nur içinde yatsın lar.
Adapazarli usak
04 Mart 2016 Cuma 12:32
12:32
yazinin neresinde fotolarin 14. yuzyila ait oldugu geciyor ki bu soruyu soruyorsun? beyin pert degilse cevap yazarsin , pertse zaten gecmis olsun, bosver...
Metin koç.
03 Mart 2016 Perşembe 11:45
11:45
Değerli dostlar, hiçbir emek inkar edilemez.Ülkemizde var olan tüm birikimlerimiz bu insanların gayretiyle oluşmuştur.Bu çabaya şehsım adına teşekkür ediyorum.
Mahmut Köroğlu
02 Mart 2016 Çarşamba 07:10
07:10
İyide 1400 lü yıllarda fotoğraf mı vardı
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim