• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Sakarya : 19 °C

Acılar üzerine..Murat Alan Yazdı

Acılar üzerine..Murat Alan Yazdı
Çoğunuz şahit olmuşsunuzdur, birçok rahatsızlığın psikolojiye bağlandığını.

Ruh sancıları bedene ağrı olarak yansıyabilir. Üzüntü, sıkıntı, keder beyinde bazı kimyasal değişikliklere yol açar. Bu sebeple yaşanan üzüntüler zamanla insan bedeninde bazı hastalıklara sebep olabilir. Çoğunuz şahit olmuşsunuzdur, birçok rahatsızlığın psikolojiye bağlandığını.

Sizce acı nedir? Kaç türlü acı vardır? Siz hangisini ne kadar yaşadınız? Diş ağrısı çekmeyeniz var mı? Yakınlarınızın başı derde girdi mi? Çevrenizde büyük bir hastalığa yakalanan birini gördünüz mü? Çok sevdiğiniz birini kaybettiniz mi? Ya da çok güvendiğiniz bir insan size sırtını dönüp gitti mi? Birlikte yediğiniz, içtiğiniz, aynı davaya gönül verdiğiniz insanların sizi terk edip gitmesi ne demek bilir misiniz?

Her dert bir birinden farklıdır. Derdim çok büyük diyen biri, başkasında daha büyüğünü gördüğünde şükreder. Fakat öyle acılar varki, güvendiğin dağlara kar yağmıştır dakatlanması çok zordur…

Meseleye üç farklı açıdan bakabiliriz. İrade dışı olanlar, acıyı çekenler ve çektirenler.

Mesele ne olursa olsun acı çekenin durumunu Üstat Bediüzzaman’ ın penceresinden ele alalım. Üzüntü, keder ve hastalıklar aslında Allah tarafından sunulan güzel hediyelerdir. Eğer böyle olmasaydı Allah en sevdiği kullarına hastalıkları vermezdi. Aslında hastalık, acziyet ve ızdırap kılığında gelen gizli bir saadet kaynağıdır. Hz. Mevlana, kederlerin ve sıkıntıların insan için bir nimet olduğunu söylüyor. Peygamber Efendimiz “kulunun iki gözünü alıp da sonra da onu cehenneme sokmak, Allah’ ın gücüne gider”, diyor. Durum böyle olunca elinden bir şey gelmeyenin de yüreğinden geleni yaparak duaya sarılmaktan başka çaresi kalmıyor.

Bir de acıya sebep olanlar var ya onlar sebep oldukları kul hakkını iyi düşünmeliler. Dert verdikleri insanlar haklarını helal etseler bile Yüce Mevla kul hakkı ile gelmeyin demiyor mu? Birlikte yola çıktığınız, birbirinize söz verdiğiniz, omuz omuza yürüdüğünüz, derdiniz olduğunda sizden daha fazla sizi düşünen o yürekli insanlara sırtınızı dönüp giderseniz arkada bıraktıklarınızın gönlünü kırar, acı çektirirsiniz. Belki ızdırap çekmesi gereken onu çekecek ve belkide size hiç kırılmayacak, üstüne de dönmeniz için dua edecek. Fakat acı çektiren, yolda bırakan, sırtını dönen, sözünden dönen insan biraz vicdanı varsa ömür boyu yüreği onu rahatsız edecektir. Böyle kimseler gerekçe ne olursa olsun yanlıştan dönmeli ve yüz üstü bıraktıklarının gönlünü almalıdırlar. O kimseler ki Üstat Necip Fazıl’ ın bekleyen şiirindeki gibi belki de sizi beklemekteler…

Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar.

Ne de şeytan bir günahı,

Seni beklediğim kadar.

 

Geriye dönerek kırdıklarınızı toplamalısınız. Belki de onlar yaşatma ideali için yaşamaktalar…

Bu haber toplam 688 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim