• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Sakarya : 11 °C

Abbas Güçlü Sakarya Üniversitesi'ni yazdı...

Abbas Güçlü Sakarya Üniversitesi'ni yazdı...
Milliyet Gazetesi yazarı Abbas Güçlü, yazdığı son yazıda Sakarya Üniversitesi'nin durumunu ele aldı...

İŞTE O YAZI..

 

Üniversite tercihleri başlamak üzere. Bu yüzden üniversite tanıtımlarından geçilmiyor. Ve hemen hemen hepsi de en iyisi biziz diyor.

 

Peki, doğru olan ne?

 

Kim kime göre daha iyi?

 

Daha da önemlisi, hangi kritere göre en iyisi onlar?

 

Ve peş peşe açıklanan üniversite reyting sıralamalarından doğru olan hangisi?

Her sıralamaya olduğu gibi, üniversitelerin başarı sıralamasına da eleştiriler var. 

Umduklarından daha da iyi bir sırada olanlar hallerinden memnun. Ama popülariteleriyle, sıralamadaki yerleri taban tabana zıt üniversiteler ya suskunlar ya da kriterleri objektif bulmuyorlar. 

 

Gelin bir de şu kritere göre sıralama yapın, bakın her şey nasıl da değişecek diyorlar...

 

Gerçekten de kriter sayısı arttıkça ya da farklılaştıkça sıralamalar da değişiyor. Ama yeni kriterler esas alındığında, kesinlikle onlara da karşı çıkanlar olacaktır.

Öğrenci sayısı pek çok üniversite için handikap. Öğrenci sayılarının azlığı nedeniyle çok ön sıralarda yer alan üniversiteler gibi, sırf öğrenci sayısı yüzünden çok arka sıralara düşen üniversiteler de var. 

 

Örneğin Sakarya Üniversitesi Avrupa Kalite Ödülü?ne aday olan üniversitelerimizden biri. Kampüsüyle, öğretim kadrosu ve araştırmalarıyla fazlasıyla dikkat çeken bir üniversite, ancak 50 binin üzerindeki öğrenci sayısı nedeniyle hiç hak etmediği bir sırada yer alıyor. Tıpkı üç beş bin öğrencisi ve devasa bütçesiyle ön sıralarda yer alan üniversiteler gibi...

 

Bütün dünyada dikkate alınan önemli kriterlerden biri de doktora yapan öğrenci sayısı. Bizde de öyle. Ama gelin görün ki YÖK öyle üniversitelere doktora izni ve abartılı kontenjan verdi ki hiçbir manası kalmadı. Üstelik haksız rekabet ortamı da yaratarak. Yani hak edenlere değil de hiç hak etmeyenlere bu izni vererek.

Örneğin daha mezun vermeyen bir üniversiteye doktora eğitimi için izin verilir mi? Dünyanın hiçbir ciddi ülkesinde verilmez ama biz de veriliyor!..

 

Aslında en doğru sıralama, fakülteler bazında yapılan sıralama olacaktır. Ama bunun için de yeterli veri bulunmuyor. 

 

Mezunların mümkün olan en kısa sürede yüksek maaşla iş bulabilmeleri, dünyanın en iyi üniversitelerine yüksek lisans ya da doktora için kabul edilmeleri, ÖSS giriş puanları ve en önemlisi de bilimsel eserlerin uygulamaya dönüşü ve ülkeye katkıları. Bunların hepsi de birer kriter olabilir. Tıpkı çıkarttığı bakan, başbakan, cumhurbaşkanı, holding patronu, sanatçı, yazar, çizer, futbolcu ve diğer mezunları gibi...

 

Listelerde öyle ya da böyle oynamalar olabilir. Ama sonuçta bir fikir veriyor.

Gönül ister ki bu tür sıralamalar çok daha fazla yapılsın ve farklı bakış açıları getirilsin. Ama olabildiğince bağımsız ve objektif listeler hazırlanarak. Ve listelerin hazırlanmasına herkes katkı sağlamalıdır.

 

Ulusal ya da uluslararası herkesçe kabul edilebilir akreditasyonlar, üniversiteler için olmazsa olmazların başında geliyor. Popülizm gelip geçer ama onlar kalıcı. 

Ve maalesef bizim dünyanın en iyi üniversiteler sıralamasına giren üniversite sayımız bir elin parmakları kadar değil.

 

Özetin özeti: En iyi üniversiteden çok, sizin için en doğru üniversiteyi bulmalısınız...

Bu haber toplam 901 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim