• BIST 106.707
  • Altın 162,106
  • Dolar 3,9074
  • Euro 4,6284
  • Sakarya : 10 °C

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Emel Sevencan

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her  ilkbaharda bu kara gün anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti. Adı da "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak belirlendi. Türkiye'de ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı.

Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre

1. Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor. 

2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.

3. Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.

4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler  dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.

Türkiye’den Rakamlar:

1. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.

2. Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.

3. Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.

Kadın hakları, kadınların erkeklere eşit şekilde sahip olduğu sosyoekonomik, siyasi ve yasal hakların tamamına verilen isimdir. Dünya genelinde çok çeşitli kurum ve kuruluşlar kadınların karşılaştığı sorunların ve ayrımcılıkların giderilmesi için çalışmalar yapıyorlar.

Günümüzdeki uluslararası insan hakları bildirgesinde her insanın eşit ve özgür olduğu ısrarla vurgulanmıştır. Her insanın haklarına ve ana özgürlüklerine hiçbir ayrım gözetmeksizin fırsat eşitliği alanında sahip olmuş olduğu ve cinsiyete dayalı ayrımcılığın kabul edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

Kadına yönelik şiddet, cinsiyet ayrımcılığa dayalı bir insan hakları ihlali ve öncelikli bir sağlık sorunudur.

201111072111_kadinasiddet1_sm.jpg

Şiddete maruz kalındığında ya da risk altındayken başvurulabilecek kurum ve kuruluşlar:

Şikayet ve İhbar İçin:

  • Valilik- Kaymakamlık
  • Polis Merkezi
  • Jandarma Karakolu
  • Adli Makamlar (Cumhuriyet Başsavcılığı ve Aile Mahkemeleri)
  • Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri
  • Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri
  • Sağlık Kuruluşları

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ÇOCUKLARA ETKİSİ BÜYÜK

Aile içinde ortaya çıkan öfke ve saldırganlığın etkilerinin tüm aile bireyleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğu özellikle çocukların tüm yaşamını etkilediğini biliyoruz.

Aile içinde şiddete görsel ya da işitsel olarak tanık olmuş olan çocuklara “sessiz”, “unutulmuş” ya da “görünmez” kurbanlar adı verilmektedir. Doğrudan öfke ve saldırganlığa maruz kalmasalar da, bu çocuklar diğer kötüye kullanılmış ya da ihmal edilmiş çocuklarla aynı tür davranış özelliklerini göstermektedirler.

Annenin şiddete maruz kalması bittikten sonra da sürmektedir. Yardıma gereksinimi olan, yaralanmış, berelenmiş bir annenin bakımını üstlenmek zorunda kalabilmektedirler. Bu yalnızca fiziksel bir bakım üstlenme durumu ya da şiddet gören annenin yeterli annelik yeteneklerini kaybetmesinden dolayı ihmale uğrama ile sınırlı değildir. Fiziksel şiddete maruz kalan kadınlarda psikiyatrik bozukluklar, en basitinden depresyon oranı yüksektir. Bunun yanı sıra, çocuk da içinde bulunduğu ortamın havasındaki bu çökkünlük duygularını içselleştirir.

Ayrıca çökkün bir anneden psikolojik olarak ayrılmak ve birleşmek çocuk için iki ayrı zorluk taşır. Birincisi yeterli doyuma ulaşmayan çocuk tam olarak ne beklediğini bilemeden anneye yapışır. İkincisi çökkün bir anneyi kendi haline bırakıp da kendi yoluna gitmek isterse suçluluk duyar. Aile içi şiddetin sessiz tanığı bir anlamda annesine annelik yapma gereksinimi duyacaktır. Sonuç olarak, rollerin değiştiği bu çarpık ilişki özerkliği sınırlandıran sağlıksız bir ilişkidir. Ayrıca her çocuk babasını olumlu anlamda güçlü biri olarak görme ve o şekilde özdeşim yapma gereksinimi içindedir. Oysa şiddet uygulayan baba, çocuğun dünyasında güven ve sevgi kaynağı değil; korku kaynağı, öfke kaynağı, tutarsız ve güvenilmez biri haline gelir. Anneye destek olan değil, onu aşağılayan hor gören biridir. Çocuk için bir diğer güçlük ise, şiddet uygulayan baba imgesi ile ailenin bakımını üstlenen, çocuğa sevgi duyan baba imgesi arasındaki gidiş gelişler ve uyumsuzluklar yaşamasıdır.

KADININ RUH SAĞLIĞINA YÖNELİK EN CİDDİ TEHDİT, AYRIMCILIK, ŞİDDET VE BASKIDIR

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Kadın için evde, sokakta, okulda, işte, toplumsal alanda ve siyasette eşitsizliğin ve ayrımcılığın taciz, istismar, şiddet ve baskının ortadan kalktığı, kendini özgürce ifade edebildiği, emeği, kimliği ve bedeninin sadece kendine ait olduğu günlerin geleceği umut ve inancıyla Akyazi.Net ailesi olarak tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyoruz.

PDR.Emel SEVENCAN

Sosyolog/Aile ve Evlilik Danışmanı

0542 847 78 21                                                                              http://www.sakaryapsikologdanisman.com/

Bu yazı toplam 2121 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Psikolog Büşra EMEKLİ
24 Mart 2014 Pazartesi 09:44
09:44
Sevgili meslektaşım yazınız istatistikler açısından son derece zengin ve bilgilendirici olmuş tebrikler...
meyrem memiş
14 Mart 2014 Cuma 19:09
19:09
kadınlar gününün varlığı kadınlar için aşağılayıcı bir olay bence
ali kaz
14 Mart 2014 Cuma 19:09
19:09
çok beğendim eline sağlık
elif yıldırımcan
14 Mart 2014 Cuma 19:09
19:09
amatörce bir yazı olmuş biraz daha özen bekliyoruz sizden
aysel yildirim
08 Mart 2014 Cumartesi 11:24
11:24
Emel hanim bilgilendirici yaziniz icin tesekkurler.Bu konuyla ilgili yuzdeler gercekten ic karartici ve cok gercek.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim