• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Sakarya : 4 °C

275. Basın acıklaması

275. Basın acıklaması
Ülkemizin en karanlık dönemlerinin yaşandığı askeri darbeler ve darbecilerle hesaplaşmak bakımından tarihi günler yaşıyoruz.

275. BASIN AÇIKLAMASI Ülkemizin en karanlık dönemlerinin yaşandığı askeri darbeler ve darbecilerle hesaplaşmak bakımından tarihi günler yaşıyoruz. 12 Eylül cuntacılarının yargılanmaya başlamasıyla hesap sormakta olduğumuz bu sürece 28 Şubat post-modern darbesi de eklendi ve o dönemin kudretli paşaları mahkeme önüne çıkarıldı. Kuşkusuz ülkemizin normalleşmesi ve hukukun üstünlüğü açısından bu gelişmeler çok önemlidir. Ancak darbe çığırtkanlığı ve kışkırtıcılığı yaparak askeri vesayetin gücünden yararlanmaya çalışan, siyasi ve ekonomik imtiyazlarını kaybetmek istemeyen siyasetçilerin, işadamlarının, medya mensuplarının ve sözüm ona sivil toplum örgütlerinin de hesap verebilmesi gerekir. Aksi takdirde darbeyi sadece askerlerin gerçekleştirdiği bir kanunsuzluk olarak görmek, sorunu doğru ve eksiksiz biçimde anlamamızı engelleyecektir. AK Parti Sakarya Milletvekili, Adalet Komisyonu Üyesi Ali İhsan Yavuz'un basına yansıyan demeçlerinden de anlaşılacağı gibi 28 Şubat döneminde ve Balyoz darbe planlarında Sakarya?daki fişlemelerin korkunç boyutlara ulaştığını öğreniyoruz. Milletvekili Yavuz, bu fişleme bilgilerini kurumlar arası yazışmalardan tesadüfi olarak öğrendiğini söylüyor. Şehirdeki bütün bürokratlar, sivil toplum temsilcileri, cemaatler ve esnafın bu fişlemelerden nasibini aldığını ifade eden Yavuz, kişilerin sahip olduğu dini inanç veya dünya görüşlerinin ise kasıtlı olarak karıştırıldığını ve böylece toplumun kamplara bölünmek istendiğini belirtmektedir. Uzun bir süre ölüm üçgeni olarak anılan Sapanca, Akyazı ve Düzce'de yaşanan birçok faili meçhul cinayetin hala aydınlatılamamış olması, derin güçlerin Sakarya?yı nasıl bir üs olarak kullandığını göstermektedir. Dolayısıyla yakın geçmişin karanlık sayfaları arasında yer alan bu olayların da darbe yargılamaları sürecinde aydınlatılmasını, keyfi biçimde fişlemeleri gerçekleştirenlerin tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz. Diğer taraftan başörtüsü yasağının en azından eğitim hayatında kalkmasıyla rahat bir nefes alan halkımızın yine hukuk dışı uygulamalarla karşılaştığını üzüntüyle izliyoruz. Son olarak okuluna başörtülü olarak devam etmek isteyen fakat okul idaresi tarafından okula alınmayan Gaziantep Şehit kamil İMKB ilköğretim okul öğrencisi Şüheda Çevik'in annesi Güllü Çevik'e kızının eğitim hakkını araması nedeniyle 2 yıl 10 ay hapis cezası verilmiştir. Başörtüsüyle okumak isteyen kızının üç ay boyunca başörtülü olduğu gerekçesiyle okula alınmaması karşısında hak arayan anne Güllü Çevik'e verilen cezanın hiçbir hukuki, vicdani ve ahlaki dayanağı olamaz. Yargı kurumunun bu yanlış kararı biran önce düzeltmesini ve haksızlığı gidermesini bekliyoruz. Gelecek hafta cumartesi saat 12:30?da buluşmak üzere Allah?a emanet olunuz. Ethem ACAR


Bu haber toplam 527 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim