• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • Sakarya : 7 °C

18 Mart

Zihni Açba

1914 – 1918 yılları arasında dünyanın başına gelen en büyük felaketlerden biri, bilindiği gibi Birinci Dünya Savaşı'dır. Bu savaşa müttefiklerimizle birlikte Osmanlı Devleti olarak biz de katıldık. Bu savaş içinde kazandığımız Çanakkale Zaferi, düşmanın gücü karşısında Türk'ün yılmaz direncini göstermesi ve vatan müdafaasının mukaddes mücadele destanını oluşturması bakımından çok önemlidir.


Çanakkale Zaferi, bize belki de tarihimizde en pahalıya mal olan zaferimizdir. Karşılığında, en çok insan kaybına uğradığımız bir zaferdir. Bu zafer için hemen hemen her evden bir iki şehit verilmiştir. Türk Milleti, binlerce aydınını, okumuşunu bu savaşta yitirmiştir. Anadolu'dan ve özellikle İstanbul'dan akın alan gönüllü öğretmen, mülkiyeli, tıbbiyeli öğrenciler, Türk Ocakları'nda yetişmiş okur-yazarlar, aydınlar bu savaşa katılmışlar ve can vermişlerdir. Bu savaşa toplam 400.000 Türk katılmış ve bunun 250.000'i kaybedilmiştir. Üç yıl süren Kurtuluş Savaşı'nda en güçlü olduğumuz dönem olan Büyük Taarruz'da ancak 100.000 kişilik bir ordu yapabildiğimiz ve bütün Kurtuluş Savaşı boyunca 40.000 kişilik zayiat verdiğimiz hatırlanırsa, Çanakkale Zaferi'nin bedeli daha iyi anlaşılır. Birisinde bir zafer kazandık, birisinde ise vatanı kurtardık. Sonuç olarak Çanakkale'de bir nesli kaybettik, Gelibolu'ya bir nesli gömdük, işte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.


Çanakkale Zaferi dünyaya, Türk'ün tükendiği sanılan gücünün henüz tükenmediğini, artık tarihi misyonunu tamamladığım sandıklan Türk'ün, şartlar ne kadar zor olursa olsun, daha çok şeyler başarabilecek güç ve inanca sahip olduğunu göstermiştir. Karşımızdakilere bir devletin çöküşü ile milletin inanç ve gücünün çöküşünün farklı şeyler olduğunu Çanakkale'de bir kez daha göstermişizdir. Türk'ün devleti çökebilir ama Türk Milleti her çöküşte yeni bir "Diriliş Destanı" yazabilmiş bir millettir. Dünya sahnesindeki rolünden asla vazgeçmez. İşte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.
İşte 98 yıldır gururla okunan bu mukaddes destanı yazan kahramanları bir kez daha rahmet ve şükranla yâd ediyoruz. Ancak 98 yıl öncesindeki manzaraya sağlıklı gözlerle bakabilen herkes rahatlıkla görebilmektedir ki; bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerine yapılan hesaplar ve bin yıldır Türk vatanı olan bu topraklar üzerine kurulan hayaller, o günkülerden çok da farklı değildir. Belki, piyonlar ve pozisyonlar biraz farklıdır ama ortaya konmak istenen ihanet senaryosu yine aynıdır. Biz, yapılan bütün hesapların boşa çıkacağına, kurulan bütün hayallerin yıkılacağına Allah'ın Bir'liğine inandığımız gibi inanıyoruz. Bu noktada asla ve asla en küçük bir tereddüt taşımıyoruz.


Çünkü Malazgirt'i;
TÜRK ULU TANRI'NIN SOYLU GÖZDESİ,
MALAZGİRT BİZANS'IN TÜRK'E SECDESİ;
BU SES İNSANLIĞA HAKKIN MÜJDESİ,
BU SESTE BİRLEŞİR BÜTÜN YÜREKLER,
YA ALLAH! BİSMİLLAH! ALLAHÜEKBER!
diye yâd eden ruhla Çanakkale'yi,
VURULUP TERTEMİZ ALNINDAN, UZANMIŞ YATIYOR,
BİR HİLÂL UĞRUNA, YÂ RAB, NE GÜNEŞLER BATIYOR!
EY, BU TOPRAKLAR İÇİN TOPRAĞA DÜŞMÜŞ ASKER!
GÖKTEN ECDÂD İNEREK ÖPSE O PÂK ALNI DEĞER…
Dizeleriyle destanlaştıran ruh, aynı ruhtur.

Bu yazı toplam 929 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim